Kültür ve medeniyet kenti Hatay




Değerli okurlarım, Bugünkü yazımızda kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Demirköprü Köyü’nde 1984 yılında doğdum. İlkokul ve ortaokulu Demirköprü’de okudum. Maddi sebeplerden dolayı eğitim hayatıma ara vermek zorunda kaldım. Askerliğimi yaptıktan sonra liseyi açıktan bitirip üniversite sınavlarına hazırlandım. Çok sevdiğim Hatay’dan uzaklaşmak istemiyordum, bununla birlikte tarih bölümü okumayı hayal ediyordum. Tarih bölümünü 2010 yılında kazandım ve 2014 yılında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi tarih bölümünden mezun oldum. Antakya Anadolu Lisesi ile Erol Bilecik Teknik ve Meslek Lisesi’nde kısa sürelerle öğretmenlik yaptım. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tarih Ana Bilim Dalı yüksek lisans programına 2016’da başlayıp 2019 yılında “Kızılay’ın Yunanistan’a Yaptığı Yardımlar (1939-1945)” konulu yüksek lisans tezini savunarak mezun oldum. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazıları yazdım. AKUT Arama Kurtarma Derneği, AFAD ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük yapmaktayım. Türkiye Kızılay Derneği’nde 2016 yılından bu yana çalışmaktayım. Her hafta perşembe günü siz değerli okurlarıma buradan yazacağım. Hatay’ın tarihi geçmişinden başlayarak güncel olaylara da değinmeye çalışacağım.

Tarihi yolculuğa çıkmadan önce günümüzde “Hatay neresidir?” ondan bahsedelim. Batısında Akdeniz, güney ve doğu ucunda Suriye, kuzeybatıdan Adana, kuzeyden Osmaniye ve kuzeydoğudan Gaziantep ile sınır olup 5524 kilometre karelik bir coğrafyayı kapsamaktadır. Yaklaşık nüfusu ise 1.600.000 kişidir. Bölge tarihsel geçmişte İskenderun veya Antakya olarak anılmıştır. Anlam karmaşasına neden olmamak için 1936 yılında Atatürk’ün teklifiyle bölgeye Hatay ismi verilmiş olup, biz de bu ismi kullanacağız.

Kültür ve medeniyet kenti Hatay’da farklı medeniyetler yaşamıştır. Hatay’da farklı zamanlarda yapılan arkeolojik kazılarda yaklaşık MÖ 100.000 yılına ait yaşam bulgularına rastlanmıştır. Altınözü, Şenköy, Antakya ve Samandağ’da Paleolitik Dönem’e ait (MÖ 41.000 ila 100.000 yıl) baltalar, ok uçları, taş aletler ile insan kalıntıları bulunmuştur. Amik Ovası’nda Çatalhöyük, Tell Cüdeyde ve Yamhad Krallığına ait Tell Atçana’da yapılan kazılarda Tunç Çağı’na ait kalıntılara rastlanmıştır. Bulunan eserlerin çoğu Antakya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Beylikler şeklinde yönetilen eski uygarlıklar Akadlar, Hititler, Persler ve Oğuzlar tarafından egemenlik altına alınmıştır.

Makedonya İmparatoru Büyük İskender, komutanlarına toprağı bereketli, suları bol ve ovaları geniş bir yer bulmalarını emretmiştir. Bu tarifiyle adeta Hatay’dan bahseden Büyük İskender MÖ 323 yılında ölmüştür. İskender’in sahip olduğu imparatorluğun yönetimi ve toprakları generalleri Antigonos ile Selevkos I. Nikator arasında paylaşılmıştır. Selevkos I. Nikator, Antigonos’u MÖ 301 yılında İpsus Savaşı’nda mağlup etmiştir. Selevkos, Seleucia’da (Günümüzde Samandağ) şehrini inşa etmiştir. Selevkos yeni yönetim merkezinin istilaya açık olduğunu fark edip şehri taşımaya karar vermiştir. Efsaneye göre Selevkos, Tanrı Zeus için bir kurban kesmiştir. Kesilen kurbandan bir kartal gelip bir parça alarak dağın eteğine bırakmış, böylece Zeus şehrin kurulacağı yeri işaret etmiştir. Selevkos Samandağ’dan 30 km uzaklıktaki Orantes (Asi Nehri) kıyısında yüksek bir dağ eteğinde ve düşmanlara karşı daha hâkim bir yere eski şehrin kalıntılarını taşımıştır. Böylece günümüzdeki Antakya MÖ 300 yılında kurulmuştur. Selevkos, babasının ismini (Antiocheia veya Antiochus) şehre vererek imar faaliyetlerine başlamıştır. Antiocheia zamanla Antakya ismini almıştır. İlerleyen tarihlerde Antakya Roma’nın işgaline uğramıştır. Roma başına dert olan deniz korsanları sorununu bahane ederek MÖ 64 yılında Antakya’ya savaş açmış ve şehri ele geçirmiştir. Böylece Hatay’da Roma dönemi başlamıştır. 


Son Yazıları

2019.08.26 - Kültür ve medeniyet kenti Hatay

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 26.08.2019 15:05:01 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları